Kanserde Beslenme

Gerek ailede, gerekse okulda beslenme eğitiminin yeterli düzeyde olmaması, hatalı beslenme alışkanlıklarının kazanılmasında önemli yer tutmaktadır. Öğün atlama, şeker, tuz ve yağ içeriği yüksek yiyecek-içecek tüketimi, bu alışkanlıkların başında yer alıyor.

Sahip  olduğumuz  yanlış beslenme alışkanlıkları, önemli sağlık sorunlarını beraberinde getirmektedir. Çocukluk dönemindeki bu hatalı beslenme uygulamaları; yüksek tansiyon, kalp hastalıkları,  obezite (aşırı şişmanlık) ve bazı şişmanlıkla ilişkili olabilecek kanserler ( kolon, meme, pankreas, prostat, rahim kanserleri gibi)  için temel risk faktörü oluşturuyor. Yukarıda anlatılanlar herkes icin geçerli temel beslenme önerileridir.

Eğer herhangi bir kanser için tedavi görüyorsak beslenmenin önemi daha da artıyor. Bu durumda sabah kahvaltısı mutlaka yapılmalı, öğün atlanılmamalıdır. Kemik sağlığı için, kalsiyum yönünden zengin süt, peynir, yoğurt tüketimine özen gösterilmelidir. Protein alımı yeterli miktarda olmalı, ancak salam,sucuk,sosis gibi işlenmiş ürünlerden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. Kırmızı et olarak  haşlanmış kuzu ve dana etini veya ızgara köfteyi tercih edebiliriz. Tavuk eti de iyi bir protein kaynağıdır ve güvendiğimiz bir kasaptan alarak tüketmemizde sakınca yoktur.  Bol miktarda sebze-meyve ile günde en az 8-10 bardak sıvı tüketilmelidir. Suya ek olarak normal açık çay, yeşil çay, kuşburnu çayı, papatya, ıhlamur, nane-limon çaylarını da  içmeniz günlük sıvı miktarını arttırmada yararlı olabilir. Şeker, tuz ve yağ içeriği yüksek yiyecek-içecek tüketiminin, bir çok hastalığı beraberinde getirdiği unutulmamalıdır. Bu kemoterapi tedavisi gören hastalar için de geçerli bir durumdur.Yeşil sebzeler bol miktarda posa içerdiğinden barsak sağlığımız ve kabız olmamamız için  mutlaka tüketilmesi gereken besinlerdir. Bunları sıvı yağ ile tercihen zeytinyağı ile pişirmeli ve günde en az iki porsiyon tüketmeliyiz.. Üzüm ve incir gibi aşırı şekerli meyveleri yerken miktar kısıtlaması yapmamız uygun olur. Genelde mevsim meyvelerini günde iki porsiyon gibi tüketmemiz yeterlidir. Ancak yediklerimizin ishal veya kabız olmamız durumunda doktorumuz tarafından yeniden düzenlenmesi gerektiği unutulmamalıdır. Baharat tüketimi ise rahatsız edici seviyede acı olmadığı  sürece serbest olmalıdır. Özellikle zencefil, zerdeçal, çörek otu gibi baharatlar iştah açıcı ve bağışıklığı düzenleyici etkiler yapabilirler. Yine aşırı olmadığı sürece kefir tüketmeniz kemoterapinin ağız yarası gibi yan etkilerini azaltarak sizi rahatlatabilir.

Unutmayın, kanseri tedavi eden sihirli bir besin veya besin takviyesi yoktur!

Temiz ve mikropsuz besinleri tüketmeye özen gösterilmelidir. Çiğ sebze ve meyveler bol suyla yıkanmadan kesinlikle yenilmemelidir. Açıkta satılan yiyecekler satın alınmamalıdır. Eller yemekten önce mutlaka yıkanmalı, pek çok hastalık mikrobu taşıyan kirli eller ağza ve göze sürülmemelidir.




VİDEOLAR TÜMÜ